KAPSAM VE YAKLAŞIM

Üniversite kampüsleri, ülkemiz kentlerinin fiziki ve ekonomik gelişim sürecinde önemli yer tutan, geniş alanlara yayılan ve eğitim ile sosyal etkileşim işlevlerini birlikte barındıran yerleşkelerdir. Kampüsler, kullanıcılarının gündelik yaşamlarını, sosyal ilişkilerini ve alışkanlıklarını şekillendiren güçlü sosyal ve mekânsal bağlamlardır.

Mekânsal sorunların yoğunluğu ve türleri kampüsten kampüse farklılaşmakla birlikte birçok üniversite kampüsü; mekânsal ve yapısal organizasyon, erişilebilirlik, işlevsel yeterlilik vb. tasarım problemleri nedeniyle sosyal ve mekânsal etkileşimin zayıf olduğu yerleşme dokuları ile temsil edilmektedir. Üniversite kampüslerinde;

o Yetersiz ve işlevsiz açık mekânlar

o Motorlu taşıt baskısı

o İnsan ölçeğine duyarsız mekânsal ölçüler

o Fonksiyonlar arası uzun mesafeler

o Yürünebilirlik düzeyi düşük mekânsal örüntüler

o Üniversite işlevine uygun olmayan mimari mekânlar

o Açık alan ve iç mekân arasında zayıf ilişkiler

o Coğrafya ve iklimsel etkenlere duyarsız yapılanma

o Tanımsız ve karmaşık ulaşım güzergâhları

o Kayıp mekânlar ve mekânsal engeller vb.

Birçok problem, öğrencilerin ve çalışanların zamanlarının büyük bir kısmını geçirdikleri üniversite kampüslerinde güncel hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Oysa, kampüs mekânlarının sunduğu olanaklar akademik yaşam ve gençlerin serbest zamanları bakımından kritik öneme sahiptir.

Bu çerçevede, Türkiye’deki üniversite kampüslerinin “ortak mekânlarının” tespit edilecek sorunlar çerçevesinde irdelenmesi, sağlıklı ve aktif yaşamı teşvik eden, sosyal bağları güçlendiren, mekânsal aidiyeti artıran mekânsal etkileşim düzeyini yükseltecek mikro ölçekten makro ölçeğe serbest tasarım fikirlerinin geliştirilmesi beklenmektedir.